kendinyap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kendinyap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ağustos 2015 Çarşamba

Yeniden Merhaba ve Yine Teneke Kutu

Yayının başlığından da anlaşılacağı gibi, uzun süredir olmayışımdan mütevellit tekrar merhaba herkeslere :)

En son 6 mayısta yazmışım, bu benim ameliyatımdan 6 gün önceki tarih, bu tarihten sonra 12 mayısta ciddi bir bypass operasyonu geçirdim ve hayata tekrar merhaba dedim. Aslında ameliyata girip çıkana kadar geçireceğim operasyonu basit, 2 hafta içinde toparlanırım tüm hayatıma kaldığım yerden başlarım gibi sanıyordum ama hiçte öyle olmadı. Zaten sadece 1 hafta hastanede yattım, sonrasında ancak 2 ayda günlük aktivitelerimi yapar hale geldim. Gerçi, sorarsanız ki herşey yolunda mı diye? Hayır. Ameliyatın bıraktığı izler var; mesela ses telim felç olmuş, bundan sebep sürekli astımlı gibi öksürmekteyim, vs.vs.

Ama yine de herşey için Rabbim'e şükürler olsun, beterin beteri var.

Şimdi bu konuya bu başlığa bu resimler ne alaka derseniz; merhaba dediğim bu yayında en azından bir projem olsun istedim, ve ben teneke kutu yenilemeye bayılıyorum malum :) yine elimde ameliyattan önce yaptığım bir kutu vardı fotoğraflarını ancak düzenleyebildim. Bu sefer aşamalarını uzun uzun anlatmak istemiyorum, kutular hep teneke aşamalar hep aynı çünkü. Ama bir enayilik etmişim, aşamalardan birinde kutunun kapağını nasıl deforme ettiysem şimdi kapatamıyorum :) şimdilik bu haliyle saklıyorum ama önümüzdeki günlerde kapağın çevresine kendir ipi sarıp duvara pano niyetine asabilirim ;) 

Bundan sonra daha sık görüşeceğiz inşallah, sevgiler.. 









6 Mayıs 2015 Çarşamba

English Home'dan Fırlamış Gibi..

Bir önceki postta patronuma hediye ettiğim vintage kutudan bahsetmiştim, şimdi de eşine hediye ettiğim tepsiyi paylaşacağım. İkisinin doğumgünleri birbirine çok yakın olunca ben de böyle bir tepsi yapmayı uygun gördüm. Bunun için sevdiğim Stefania Ferri resimlerinden birini kullandım ama yapılış aşamalarını fotoğraflamamışım, bu yüzden izin verirseniz hiç uzun uzun anlatmayayım bu seferlik. Zaten kafam bi' milyon :)

Transfer fotoğrafı burada;

Bunlarda tepsinin bitmiş halleri;



Bu arada haftaya ameliyat olacağım, önümüzdeki birkaç gün post girebilirsem ne ala, yok giremezsem 3-4 hafta sonra görüşürüz. 

Beğeninizi ve eleştirinizi bir yorum bırakarak belirtebilirsiniz..

Sevgiler.

Vintage Hediye Kutusu

Yine bir teneke kutu projesi mi? Eveeett.. Yine teneke kutu..
Sanırım her evde en kolay bulunabilen şey bu kutulardır, zira kayınvalidemin evindeyken eşim görüp "aa Gülcan al bak bunu da yenilersin" deyince, "e kocam düşünmüş yenile demiş, kırmayayım bari" deyip aldım bu kutuyu. Reklama girmesin de; görüldüğü gibi kendisi vakti zamanında Sana yağ markasının promosyon amaçlı yağların yanında hediye edilmiş. Bize de yenilemek düştü tabi.


Boyamaya başladığımda aslında ne yapcağımı da tam olarak bilmiyordum, her zamanki gibi.. Daha sonra aklımda fikirler oluşmaya başladığında bu kutunun sevgili patronumun doğumgününde kendisine yapacağım tesbih için hediye kutusu olmasına karar verdim.


Kutunun alt kısmını rosy bej adlı renge boyadım 2 kat, katlar arasında kurumayı bekleyerek, kapağını da değişiklik olsun dedim fırça yerine pıtpıt süngerle fıstık yeşili rengine boyadım yine 2 kat. (Bu arada alt parça da da, üst parçada da parlak zemin astarı veya boya zemine tutunsun diye her hangi bir malzeme kullanmadım.)




 Patronum sık seyahat ettiğinden ve erkek olduğundan; hem feminen olmayan hem de tarzına yönelik bir resim transfer etmeye karar verdim ve üstte görmüş olduğunuz resimde karar kıldım. Kutunun gövdesine resim transfer işlemini gerçekleştirdim (resim transfer anlatımı için tıktık), kapağına ise stencil kullanarak desen yaptım. Ama niyeyse benim her stencil denemem hüsranla sonuçlanıyor, ki bu da böyle oldu. Stencilim kayıp boya bulaşınca ben de ince fırçayı elime alıp bulaşan kısımdakine örnek olsun diye diğer kısımları da bulaştırdım ardından ana gövdesindeki renkle hatlarını ortaya çıkardım. Boyutlu boya ile kendisine özel olduğunu hissetmesi için patronumun isminin baş harflerini yazdım.

Hüsranla sonuçlanan bir denemem de eskitme boyasıyla eskitmek oldu. Okuduğum, incelediğim bloglarda boyayı sürüp sonra silmek yeterli olacak diye belirtilmişti ama ben boyayı inceltmem gerektiği kısmını atlayınca eskitme gayet koyu koyu oldu ve tam istediğim görüntüyü yakalayamadım. Biraz toparlamaya çalışıp en son mat verniğini sürdüm 2 kat. Ben istediğimi elde edemedim ama şöyle bir geneline bakınca fena da olmadı sanki, he? 


Bu projede son aşamamız ise; kutunun hem gövdesinin altına hem de kapağının kenarına kendir ipi sarmak oldu. 2 kat kendir ipini peçete tutkalı ile yapıştırdım, labradorit taşından tesbihimi yaptım, kutunun içine bir parça tül kesip yerleştirdim, tesbihi de saat kutularının içinde bulunan yastıklardan birine dolayıp kutuma yerleştirdim.

Ve sonuç..


Beğeniniz ve eleştirileriniz için yorum bırakmayı unutmayın lütfen.. Her bir yorum benim için çok değerli.

Sevgiler.. 


27 Nisan 2015 Pazartesi

Bahar Kelebekleri

Herkese merhaba.
"Bahar geldi oh oh" deyip sevineceğim yerde haftasonundan beri çılgın bir bel ağrısıyla başbaşayım. Evet, malesef bel fıtığım var hem de patlamış olanlardan :(

Sabahtan beri elimi atıp geri çektim blogdan. Postu yazamadım bir türlü ve her zamanki gibi yine çıkış saatine denk getirdim, ama ağrılarım var hiçte halim yok valla bugün.. amaaaa yayınlamasamda olmaz, nitekim uzunca süredir yayınlanmak için sıra bekliyor bu şirin şey :)

Evveliyatı biotin haplarının şişesi olan bir süs yaptım. Cam boyama, peçete dekupaj tekniklerini kullandım, boyutlu boya ve şerit tülle süsleyip botanik köşeme yerleştirdim. İşte karşınızda benim şirin mi şirin aksesuarım..

Not: Annem "deli misin sen bunu da mı boyadın?" dedi.
Dedi yani... E haklıı.. :))

Merak edenlere ekstra not: Biotin saç dökülmeleri ve tırnak kırılmaları gibi sıkıntıları tedavi amaçlı kullanılıyor. Ben düzenli kullanmış olsam belki bende de işe yarayabilirdi fakat düzenli kullanmadığımdan ben pek faydasını göremedim..








Beğenilerinizi ve eleştirilerinizi benimle paylaşmak için lütfen yorum yapmayı unutmayın. Hadi yorum yapmadınız beğendiyseniz bi +1'leyiverin bari ;)

Sevgiler..

20 Nisan 2015 Pazartesi

İlla Kuş, Her Yere Kuş :)

Kuşlarla aramdaki bu aşkı hala çözebilmiş değilim ama benden oğluma da bulaşmış olsa gerek; şimdi tv'de dönen bir reklam var adını hatırlayamadım, reklamın sonunda kuşlar çıkıyor. Benim oğlum da ekrana bakıp "bay bay kuşlaar" diyip el sallıyor :) 
Şimdi düşündüm de çocuklar hayvan seviyor diye şaşırıp hayret ediyoruz, ne kadar yozlaşmışsak demek :(
..
Neyse....
Alıntıdır.
Konumuz şurup şişesi, bahsettiğim şişe de üstte görmüş olduğunuz şişe :)


Şişeyi kendi renginden çevirmek için 3 kat beyaz boyadım pıtpıt süngerle. Ön yüzündeki çatlağı görüyor musunuz?? Ben görmemiştim ve boyamış bulundum, farkedince de çaresi tabiki rölyef pasta dedim ve biraz pasta sıvadım o kısımlara.
Ardından transfer mi dekupaj mı karar veremedim her yöntemi kullanayım bakalım ne olacak dedim ve başladım resmimi kırpıp biçmeye.


Kullandığım resim bu :)

Yapılışıyla ilgili pek fazla fotoğraf çekmemişim, daha çok bittikten sonraki görüntüsü var ama kısaca anlatayım.
Zaten beyaza boyadığımı söylemiştim. Ben bu şişeyi vazo olarak kullanırım diye düşündüğümden bol bol figür kesip şişenin hem önüne hem arkasına farklı konumlandırmalarla yapıştırdım. Çevresi çok boş, kuşlar ve çiçekler havada gibi göründüğünden ponpon süngerimin tahta sapını yeşil akrilik boyaya batırıp şişenin üzerine puantiye çalıştım.


Sonra gel gelelim sevgili kocam, "onun o kapak yerindeki burgu hoş görünmüyor" deyince "ben de zaten oraya bir şeyler yapacaktım" deyip elimde bulunan altın sarısı tülden 2 şerit kestim, birini ağız kısmına dekupaj tutkalı kullanarak sardım yapıştırdım. Diğerini ise 1 tur çevirip fiyonk yaptım. Alttaki parça yapışık, fiyonk oynak oldu. Vazonun hangiş tarafını kullanmak istersem o tarafa çevirebiliyorum :))
(Gerçi hep aynı yüzü fotoğraflamışım :))





 İşte bu kadaarr :) 

Elimde daha birikmiş yayınlanmayı bekleyen bir kaç parça daha var. Fırsat buldukça yayınlamaya çalışıyorum. Eee hem iş, hem ev, hem çocuk, hem blog... Hepsi birarada olunca biraz ağır yürüyorlar :)

Beğenilerinizi ve eleştirilerinizi iletin lütfen, yorum bırakmayı unutmayın.. Ya da bilemediniz bi +1'leyiverin canım :)

Sevgiler.









8 Nisan 2015 Çarşamba

Mavi Kuşlar

Yine bir vazo yenileme projesine hoşgeldiniz.
Elimde yine şeffaf bir vazo vardı, bu vazoları evde aksesuar olarak kulanmaktan hoşlanamadım hiç nedense. Ama yine de sanki bir gün bu işi yapacağımı biliyormuş gibi saklamışım. Nihayetinde ilk işlerim için bana kobay oldular sağolsunlar :)

Bu arada fotolarda bloğumun eski adı var farkındayım ama inanın çok üşendim şimdi hepsini değiştirmeye.. Bu seferlik böyle idare ediverin :)


Önceki postumda da belirttiğim aşık olduğum bir resim vardı. Bu vazoyu elime alınca hemen o resimi kullanmak geldi içimden. Sonucu çok sevdim ve bu vazoyu maviye aşık bir arkadaşıma hediye etmeye karar verdim :)


Biraz yapılışından bahsedelim; öncelikle şeffaf bırakmak istediğim kısmı maskeleme bandıyla bantladım 2 tur. Bebek mavisi enamel cam boyasıyla bütün vazoyu 3 kat boyadım, tabi her katın kurumasını bekleyerek. Boya kuruduktan sonra resim transferini gerçekleştirdim. 1 gün bekledikten sonra soydum ve baktım çok bomboş kaldı, hemen elime stencili alıp rölyef pasta ile kabartma yaptım.


Rölyef pasta kuruduktan sonra kabartmaların üstüne parmak yaldız geçtim hafif hafif çok bembeyaz kalmasın diye, bir de aynı yaldızla resimin içindeki "Bluebirds" yazısının harflerine ufak ufak dokundum biraz parlasınlar diye.



Son olarak şeffaf kalan yerin kenarlarına yaldız geçip cama dekupaj tutkalı ile elimdeki şerit dantellerden ölçüsüne göre kesip yapıştırdım. Tabiki danteli yapıştırmadan önce iki kat mat vernikle vernikledim, yaldızlar parlasın ama bütünü öyle parıl parıl parlasın istemedim.. Ve bu haline bayıldım..



İçine de gelinlikle hediye ettikleri çiçeği yerleştirip bir de öyle bakayım dedim :) Yine beğendim.. Umarım arkadaşımda beğenir..

Beğeni demişken siz de beğenseniz de beğenmeseniz de yorum bırakıp eleştirilerinizi ve beğenileriniz yazarsanız çok mutlu olurum :)

Sevgiler..

19 Mart 2015 Perşembe

Gül Desenli Kahvaltı Takımı

Elime aldığımda "bunu da dönüştürmeliyim" dediğim bir kavanoz oldu Sütaş'ın 200 ml'lik yoğurt kavanozu. Öyle ki, hatta yemeyecek olmama rağmen o minnak, şirin kavanozdan bulduğumda 1 tane daha aldım :)
Alttaki tuzluklar mı? Onlarda boya artınca tabakta kalmasın çöpe atmayayım diye evi talan edip bulduğum kayınvalidemin evlenirken "al belki lazım olur" dediği tuzluklar :)


Dönüşüm yapmak istemiştim istemesine ama aklımda her hangi bir proje yoktu, yeni başladığım için elimdeki malzemelere göre bir aranjman yapacaktım ve öyle de oldu ama ben sonuçtan inanılmaz memnun kaldım :)
Üstelik sadece ben de değil, kim gördüyse çok beğendi e tabi bu da beni ayrıca mutlu etti :)


Bu fotoğraftanda anlaşılacağı gibi, önce kavanozu yaptım bitirdim. Tuzluklar önce başka bir şey olsun dedim ama sonradan bunu takıma dönüştürmeyi, belki kahvaltı sofrasında tuzluk-şekerlik olarak kullanırız diye düşündüm.
Yapımına gelince; bu iş (kavanozun silikon kapağıı hariç) tamamen cam boyama işi. Her bir parçayı 2 kat  kırık beyaz enamel cam boya ile boyadım, tuzluklar 1 kat daha fazla olabilir ;) O "tekfen" yazısını kapatmak kolay olmadı.. Daha sonra beğendiğim bir peçeteyi beğendiğim kısımlarını elle kopararak kavanozun kulplarına denk gelmeyecek şekilde yapıştırdım, tabiki bunun için peçete dekupaj tutkalı kullanıyoruz.. Bu arada ben yapıştırırken öyle deli gibi özenmedim, aman dümdüz olsun diye uğraşmadım, "üst kısımları düzgün olsun, alt kısımları hafif kırışık olsa daha hoş bile olur" diye düşünüp hafif kırışık kalmalarına izin verdim. Peçeteleri kuruması için 1 gün beklerseniz daha iyi oluyor, bu süre içinde sakın ellemeyin..



Dekupaj bitince kapağıyla biraz uğraştım, önce akrilik boya demedim. Olmadı.. Kabuk gibi sıyrıldı, daha sonra pıtpıt süngerle cam boyasıyla boyamayı denedim, ve oldu :) üstüne aynı peçetenin başka bir desenini yapıştırdım aynı tekniklerle. Kavanozun kenarına da kendir ipi sardım, minicik bir de fiyonk ekledim aynı ipten. Bu arada bu ipi yapıştırmak için yine dekupaj tutkalı kullanıyorum, özel bir tutkal almadım. Kapak boş kalınca kapağın kenarına da ipten 3 kat sardım ve kavanozu bitirdim.



 Tuzlukları da gördüğünüz gibi aynı desenler, aynı peçete, aynı ip, aynı teknik... Tekrar anlatmıyorum :)


Ben bu haliyle bu takıma bayıldım, kahvaltı sofrasına çok yakışacak şirin mi şirin, cici mi cici bir takım oldu :)
Beyaz kendinden desenli porselen bir kahvaltı takımıyla hayal ettimde, sade bir sofrada çok cici bir detay..

Siz de beğendiyseniz lütfen yorum yapmayı ve +1'lemeyi unutmayın :) 
Bu sayede daha çok motive oluyor daha hevesleniyorum.

Sevgiler...

6 Mart 2015 Cuma

Üstünde Peynir Kesmeye Kıyamazsın...

Başlık ne alaka? diye içinden geçirenlere sesleniyorum. Ey ahali, bu gördüğün pano bir vakitler peynir kesme tahtası imiş. 

 
Yazma işinden pek bir sıkılıyordum fakat bu da zamanla gelişen bir yetenek sanırım. Yok hayır, yetenekliyim neler yazıyorum vay anasını demiyorum ama git gide açıldığımı hissediyorum. Kelimeler değişiyor, anlatım başkalaşıyor ister istemez.


Neyse, konumuz bu değil :)
Şimdi sizlere kayınvalidemden çeyizime gelen kendinden bıçaklı, fayansı boyalı peynir kesme tahtasının dönüşümünü anlatacağım.
Bu zavallının eski hali yukarda gördüğünüz gibi enteresan değişik bişiydi. Dolapta saklananlar klubündendi kendisi ama iyiki saklamışım, yeni hobim için kendisi peynir kesme tahtasından deneme tahtasına terfi etmiş oldu böylece :)


O halden son haline nasıl geldiğini anlatalım o zaman;
Tahtada görülen bir oyuk var ve altında bir de mıknatıs, bu bıçağı tutması için yapılmış bir dizayn ama ben yeni halinde bıçağını kullanmayacağım için o oyuklara ihtiyacım yok diye kendilerini kapatmaya karar verdim. 
Bunun için oyukları bir kahvaltı bıçağı yardımı ile rölyef pasta ile doldurdum. Bu işlem bile 3 günümü yedi. Rölyef pasta kuruyunca çatlaklar oldu ve çöktü, o oyukların tahta ile aynı hizaya gelebilmesi için bir kez daha doldurma işlemi yaptım ve 1 gün daha bekledim. Etti 2 gün. Ertesi gün kuruyan rölyefi zımpara ile düzleştirmeye çabalasamda başarılı olamadım, ben de tesadüfen keşfettiğim bir yöntem kullandım. Nemli bir bezle rölyefin üstünden geçmeye başladım, tahta ve rölyef pastanın zemini bir olana kadar ovaladım ama sert değil, yumuşak yumuşak.. okşar gibi :)
Bu aşamadan sonra ben ıslak kalmıştır endişesi ile 1 gün daha bekledim kurumasını, etti 3..


Bu arada tabiki pastayı her sürdüğüm ve beklediğim gün eş-zamanlı olarak tahtanın üstündeki fayansı da beyaz cam enamel boyası ile pıt pıt süngerle boyadım. 3 kat, yani 3 gün, yani rölyef pasta ne zaman kurudu o zaman seramiğin işi de bitti.
Her biri bittikten sonra, sap kısmına yukarıda görüldüğü gibi stencil kullanarak rölyef pasta ile kabartma yaptım. Biraz yamuk yumuk oldu, neyse..
Tahtanın kendisini önce bordo boyadım. Rengi biraz kırmızı ve bir damla lacivert akrilik boya ile elde ettim. Bordo kuruduktan sonra eskitmek istediğim yerlere mum sürdüm, üstüne kırık beyaz ve bir damla açık gül rengi akrilik boyayı karıştırarak elde ettiğim bu garip açık pembe renge boyadım, 2 kat.. Ve kuruyunca zımpara ile eskitmeleri tamamladım.
Ardından resim transferi.. 1gün bekle, soy.. :)






Bu haliyle çok sade gelince gözüme, sapına kullandığım stencil ile transferin kenarlarına da aynı desenden yaptım rölyef pastayla. E şimdi resmin kenarındaki desenler beyaz, saptaki desen eskitmeli kaldı.. ı ıh olmadı..
Aynı bordodan tekrar elde edip ince fırçayla, stencili de desenin üstüne koyup (bulaşmasın diye), desenlerimi boyadım, hepsi kuruduktan sonra 2 kat parlak vernik sürdüm.Ve bu haline bayıldım..



Son rötüşlar ise şöyle; duvar süsü (pano) olarak düşündüğüm bu projeyi duvara asabilmek için sapın deliğinden kendir ipi geçirerek kendisine asma ipi yaptım. Ve resimin bulunduğu seramiğin kenarına da 2 sıra kendir ipi çevirdim.
Sanırım bu minnoşu hediye edemiycem.. :))) ama sorarsanız mutfağımda asacak yerimde yok, ama olsun bir gün bir evim olursa eğer mutfağında sırf bu panoyu kullanmak için uygun dekorasyon yapıp duvarında bir yer ayarlayacağım :)

Benden şimdilik bu kadar.. Yorum bırakmayı unutmayın lütfen :)
Sevgiler..